Yeşil Panjurlu Ev, Gürbüz Çocuklar, Anayasal Haklar

Bu Pazar gününü, benim gibi orta yaş üstü insanlarca acımasızca sömürülen, genç çiftlere ayırmak istiyorum.

Bizim çocukluğumuz ve gençliğimizdeki  yani 1950- 1965 yıllarındaki Türk filmlerini  bilmiyorum hatırlayan kaç kişi kaldı.

Çoğunluğunun siyah beyaz çekildiği , oyuncuların kendi sesiyle konuşmadığı bu dönem filmlerinde rol alan özellikle bayanlar aynı kişi tarafından seslendirildiği için ses aynı görüntü ayrı bir film yapısı vardı.

Filiz Akın’dan Fatma Girik’e Türkan Şoray’a kadar beyazperdenin büyük yıldızlarını konuşan aynı zamanda seslendirme yönetmenliği yapan sanatçı Adalet CİMCOZ‘du.

Cüneyt Arkın’dan Yılmaz Güney’e, Orhan Gencebay’dan, Ümit Besen’e kadar pek çok sanatçıyı seslendiren sanatçı ise Abdurrahman PALAY’ dı.

Bu bloğumu sizlere Türk Sinema Tarihi ile ilgili bilgi sunmak için kaleme almıyorum. Sizleri sadece konuya ısındırmak için giriş yaptım.

Bahsetmek istediğim o günkü filmlerde birbirini seven ve evlenmeyi düşünen çiftlerin hayali olan replik hep aynı idi.

” Sevgilim, yeşil panjurlu evimiz, gürbüz çocuklarımız olacak ” 

Filmlerde bu konuşmayı duymaktan herhalde seyirciye gına gelmiştir.

Peki neden erkek bu cümleyi kurmaktadır.

Çok basit

1- O senelerde yüksek binalar yoktur, çoğunlukla 2 katlı ahşap binalar vardır

2- Savaş sonrası günler olduğu için gıda hem pahalı hem kıttır. İnsanların parası kısıtlıdır. Bu nedenle çocuklar biraz zayıftır. Bu günkü göt göbek( bizim evde de var) puding, k(c)ola neslini görmek mümkün değildir.

3- Sevgililer ise tek başlarına hayatlarını sürdürebilecekleri ahşap evlerin hayalini kurmaktadırlar. Yeşil bildiğiniz gibi murat demektir. Kendi evlerinde, belki de bağıra çağıra sürdürmek isteyecekleri cinsel hayatları dahil, her şeyi gönlünce yaşayabilecekleri bir ortamın hayalini kurmaktadırlar.

Peki 50 – 60 sene sonra günümüze geldiğimizde durum nedir?

1- Artık bahçeli ahşap 2 katlı evler hayaldir.

2- Apartmanlarda oturan ailelerden erkek çocukları olanlar bir yandan hastalıklarında baksın diye onların evliliklerinde kendileriyle birlikte oturmalarını istemekte, diğer yandan da oğulları eve çift maaş girmesinden dolayı maddi açıdan bir az daha rahat edeceklerini ve çocuklarını bırakabilecekleri güvenli ortamı  düşünerek bu konuya sıcak bakmakta ve müstakbel eşlerini bu doğrultuda etkilemeye çalışmaktadır.

3- Çoğunluğu 2-3 odalı evlerde sürdürülen bu birliktelikler genç çiftleri ister istemez sessiz cinsel hayata sürükleyecek, bu günkü iktidarın insanlarımızdan istediği 4-5 çocuk bir süre sonra gençlerin belki de bağıra çağıra kullanmak isteyecekleri  anayasal hakları zevk olmaktan çıkacak görev haline gelecektir.

Askerlikte üst rütbeli subayların emireri kullandığı zamanlarda çok anlatılan bir fıkradır

Subayların biri bir gün arkadaşlarına kendi emirerinin çok akıllı ve hazırcevap olduğunu anlatmış ve onu yanına çağırmış.

” Mehmet ” demiş ” Geceleri yengenle beraber olmam zevkmidir görevmidir? ”

” Zevkdir komutanım !” demiş Mehmet.

” Neden?”

” Görev olsa idi bana yaptırırdınız.”

Çocukları ile beraber oturan anne babalar !

Arada çocuklarınızı evde yalnız bırakıp torunları da alarak gece yatmalı akrabalarınıza gidiniz.

Anayasal Haklar Önemli

Bu da benim ülkemdeki ağzı var dili yok genç çiftlere kıyağım olsun.